header
Ana Sayfa | Dökümanlar | SİGORTA HALLERİNİN BİRLEŞMESİ VE ÇÖZÜM YOLLARI

SİGORTA HALLERİNİN BİRLEŞMESİ VE ÇÖZÜM YOLLARI

12/04/2010 10:52:00
Yazı Tipi Boyutu: Decrease font Enlarge font
image Nehir SMMM Ltd.Şti.

Çalışma hayatı içinde farklı statülerde çalışma grubunun olması ve her grubun ayrı bir sosyal güvenlik halinde olmasından dolayı sigortalılık tanımlarından zaman zaman karışıklıklar olmaktadır. Bu şekilde sigortalılık karışıklığının çözümünde 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda (SSGSS) öncesinde herhangi bir yasal düzenleme mevcut değildi. Bu belirsizlik hali 5510 sayılı Kanun ile açıklığa kavuştu. Makalemizde sigorta hallerinin birleşmesi ve çözüm yolları konusu izah edilecektir.

II- SİGORTA HALLERİNİN BİRLEŞMESİ NE DEMEKTİR?

Sosyal güvenlik reform öncesi çalışma hayatı içinde yer alanların sosyal güvenlikleri farklı kanunlara göre sağlanıyordu. Genel olarak izah etmek gerekirse; Memurların 5434 sayılı Kanun, esnaf, sanatkârlar ile tarımda bağımsız çalışanlar ve diğer bağımsız çalışanların 1479 sayılı ve 2925 sayılı Kanun’a, işyerleri ile tarımda bir veya birkaç işverene bağlı hizmet akdi ile çalışanların 506 ve 2926 sayılı Kanunlara, Bankalar, Sigorta ve Reasürans Şirketleri, Ticaret Odaları, Borsalar veya bunların teşekkül ettikleri birliklerinin personelin 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesine istinaden yürürlükte olan sandıklar aracılığıyla sosyal güvenceler sağlanmaktaydı. Sosyal güvenlik reform sonrası 1 Ekim 2008 itibariyle yürürlüğe giren ve sosyal güvenlikte norm birliğini sağlayan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda çalışma hayatı içinde yer alanlar tek kanun altında toplandı ancak yine de statüleri reform öncesi gibi ayrı ayrı değerlendirildi. Zira Kanun’un geçici 1. maddesi gereği Kanun’un 4. maddesinin (a) bendindekiler; SSK’lı, (b) bendindekiler; Bağ-Kur’lu ve (c) bendindekiler emekli Sandığı mensupları olarak tanımlanmıştır.

Çalışma hayatı içinde çalışan aynı zaman içinde yasal olsun olmasın birden fazla işle iştigal edebilir ve dolayısıyla birden fazla sosyal güvenlik statüsü içine girebilir. Örneğin; bir fabrikada işçi ve 4/a sigortalısı olarak çalışan (X) bir arkadaşıyla ortak olup limited şirket kurabilir. Bunun gibi çalışma hayatı içindeki pozisyonu gereği birden fazla sosyal güvenlik statüsü içine girecek şekilde olmasına literatürde sigortalılığın çakışması veya sigorta hallerinin birleşmesi denir(1).

III- SİGORTA HALLERİNİN BİRLEŞMESİ VE ÇÖZÜM YOLLARI

“Sosyal Güvenliğin Zorunluluğu” ile “Sosyal Güvenliğin Tekliği” ilkeleri ve T.C. Anayasası’nın 60. maddesi(2) gereğince çalışanların bir sosyal güvenlik kuruluşu ilişkilendirilmeleri gerektiğinden; çalışma hayatı içindeki pozisyonu gereği birden fazla sosyal güvenlik statüsü içine girecek şekilde sigortalılığı çakışan veya sigorta halleri birleşen kişinin sigortalılık durumunun çözümlenmesi gerekmektedir. bu çakışmanın çözümlenmesi için 5510 sayılı Kanun’un “Sigortalılık Hallerinin Birleşmesi” başlıklı 53. maddesinde kesin çözümler üretilmiştir. Buna göre;

a- Öncelik 4/c’linin: Sigortalının, 4/a (SSK) sigortalılığı, 4/b (Bağ-Kur) sigortalılığı veya 4/c (Emekli Sandığı İştirakçiliği) sigortalılığı kapsamlarından birden çoğuna tabi olmasını gerektirecek biçimde çalışması halinde; öncelikle varsa 4/c sigortalılığı geçerli olacak, 4/c sigortalılığı kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacak. Bu sigortalılık hâli kesintiye uğrayıncaya kadar sigortalılık devam ettirilecek. Kesintiye uğraması hâlinde, sonra başlayan sigortalılık hâli devreye girecek. Bu durum önceden başlayan kuralı olarak adlandırılır(3).

Örnek-1; Ali HAKTAN isimli sigortalı (X) Ltd. Şti.’de müdür olarak 4/a (SSK) sigortalısı şeklinde çalışırken Mehmet BORLU isimli şahısla yeni bir şirket kuruyorlar. 5510 sayılı Kanun’a göre limited şirket ortakları 4/b’li (Bağ-Kur) olması gerekir ancak Ali HAKTAN isimli sigortalının (X) Ltd. Şti.’deki önceden başlayan müdürlük vazifesi ve dolayısıyla 4/a (SSK) sigortalılığı devam ettiğinden ve “Sosyal Güvenliğin Tekliği” ilkesinden dolayı Ali HAKTAN 4/a (SSK) olarak bildirilmeye devam edilecektir. Ali HAKTAN (X) Ltd. Şti.’deki müdürlük vazifesinden ayrıldığı yani hizmet akdi süresi bittiği gün itibariyle kendi kuruduğu limited şirket ortaklığından dolayı 4/b’li (Bağ-Kur) sigortalısı olur.

Bununla beraber önceden başlayan kuralı ve sigortalılığın kesinti hali ile ilgili olarak uygulamada yanlış bilinen bir husustan bahsedelim. Yukarıdaki örnekte (X) Ltd. Şti.’de müdür olarak 4/a (SSK) sigortalısı şeklinde çalışırken Mehmet BORLU isimli şahısla yeni bir şirket kuran Ali HAKTAN çalıştığı (X) Ltd. Şti.’den ayrılıp aynı gün başka bir firma olan (Y) A.Ş.’de müdür olarak çalışmaya başlaması durumunda bu geçiş esnasında X Ltd. Şti.’den ayrılmasından dolayı 4/a (SSK) sigortalılığı kesintiye uğradığı için Ali HAKTAN yeni iş yerinde 4/a (SSK) sigortalılığı gerektirecek işte çalışsa dahi Mehmet BORLU isimli şahısla kurduğu ve ortağı şirketten dolayı 4/b’li (Bağ-Kur) sigortalısı olacaktır.

b- Kendi işyerinde hem işveren Hem sigortalı olunmaz: 4/b sigortalıları kendilerine ait veya ortak oldukları işyerlerinden, 4/a sigortalısı olarak bildirilemeyecekler. Ancak 5510 Sayılı Kanun Gereğince Sigortalı Sayılanlar, Sayılmayanlar, Sigortalılığın Başlangıcı, Kuruma Bildirilmesi ve Sona Ermesi Hakkındaki Tebliğ(4) gereği 01.10.2008 tarihinden önce 506 sayılı Kanun’a tabi olmaları nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara tabi olmaları nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kabul edilen sigortalılardan zorunlu sigortalı olmaları gerektiği halde 506, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlara tabi isteğe bağlı sigortalılığı devam edenler hakkında bu Kanun’un 4. maddesi gereğince işlem yapılır.

Örnek-2; Ali HAKTAN isimli sigortalı (X) Ltd. Şti.’de genel müdür olarak 4/a (SSK) sigortalısı şeklinde çalışırken şirketten hisse satın alarak şirket ortağı oluyor. 5510 sayılı Kanun’a göre limited şirket ortakları 4/b’li (Bağ-Kur) olması gerekir ancak Ali HAKTAN isimli sigortalının (X) Ltd. Şti.’de önceden başlayan genel müdürlük vazifesi ve dolayısıyla 4/a (SSK) sigortalılığı devam ettiğinden ve “Sosyal Güvenliğin Tekliği” ilkesinden dolayı Ali HAKTAN 4/a (SSK) olarak bildirilmeye devam edilecektir. Ali HAKTAN isimli şahıs genel müdürlük vazifesinden ayrıldığı (hizmet akdi süresi bittiği gün) gün itibariyle şirket ortaklığından dolayı Bağ-Kur sigortalısı olur. Burada ortaklığın yüzdelik değeri önemli değildir, kişi %0,01’lik hisse ile ortak olsa dahi 4/b’li olacaktır.

c- Zorunlu sigortalılık esastır: 4/a, 4/b veya 4/c sigortalılığı ile hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalışma yahut Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimi kursiyerliğinin çakışması durumunda esas olan 4a, 4/b veya 4/c sigortalılığı kapsamındaki çalışma olacak. İsteğe bağlı sigortalılık ise SSGSS Kanunu’ndan önce olduğu gibi yeni dönemde de zorunlu sigortalılık süreleriyle çakışma durumunda geçersiz olmaya devam edecek.

IV- SONUÇ

Sosyal güvenlik reformu öncesinde; ülkemizdeki mevzuatın karmaşıklığı ve sosyal güvenlik kuruluşları arasındaki hizmet farklılıkları bir çok sorunu beraberinde getirmiştir. bir kişinin hem şirket ortağı hem de işçi olması durumunda sigortalılığının hangi kuruluş tarafından sağlanacağı konusunda ayrıntılı bir yasal düzenleme yapılmamış olup bu konu ancak yukarıda izah edildiği üzere ilgili sosyal güvenlik kuruluşları arasında yapılan protokollerle karara bağlanmış ve sigortalılık çakışmalarında Sosyal Güvenlik Kurumu “önceden başlayan kuralı” benimsenmiştir. Ancak bu konu ile ilgili Yargıda zaman zaman “önceden başlayan kuralı”na göre kararlar verilmiş olsa da Yargıtay’ın bazı kararlarında; sigortalılığın çakışması ile ilgili durumun çözümü için ekonomik yönden üstün ve baskın çalışma üzerinde de durulmuş ve ekonomik yönden üstün ve baskın çalışma hangi alanda ise, sigortalılığın ona göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

Sosyal güvenlik reformu sonrasında ise sigortalılıkların çakışması hususunda yasal düzenleme ile uygulamada karşılaşılması olası sigortalılık çakışmalarına karşı gayet açık ve anlaşılır çözüm yolları üretilmiştir. Bu şekilde sigortalılığın başlangıcından itibaren yapılacak düzeltme ile karmaşıklık giderilecek ve sigortalı bilhassa emekli olma aşamasında karşılaşacağı (hangi Kurumdan emekli olacağı ve aylık bağlanacağı) problemlerin çözümüyle uğraşmayacaktır.

Yazar:RamazanYILDIZ*

Yaklaşım / Mart 2010 / Sayı: 207



* Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi, İstanbul İl Müdür Yrd.

(1) Müjdat ŞAKAR, Sosyal Sigortala Uygulamaları, 2008, s.192

(2) T.C. Anayasa; “Sosyal güvenlik hakkı

Madde-60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.”

(3) Resul KURT, İş Hukuku ve Sosyal Sigorta Mevzuatında Usul ve Esaslar, Uygulamalar, Sorunlar, Çözümler, Yargı Kararları, İSMMO Yayınları, 2004, s. 392

(4) 28.09.2008 tarih ve 27011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.


Ekleyin:: Add to your del.icio.us del.icio.us | Digg this story Digg
  • email Arkadaşına gönder
  • print Çıktı al
  • Plain text Sadece Yazı
Favoriler
Favori eklenmemiş
İlgili Haberler
  • Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği
  • 2010 Sigorta Primine Esas Kazançların Alt ve Üst Sınırları
  • AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
  • 'SPEKÜLATİF KAZANÇ VERGİSİ' ÖNERİSİ
  • Emekliye maaş farkında geriye dönük ödeme yok
Ana Sayfa | Açılış Sayfası | Sık Kullanılanlara Ekle | Rss / Atom | Sadece Yazı | Arşiv
Nehir Serbest Muhasebe Mali M